Anasayfa / Son Haberler

← Son Haberlere dön

Obsession Oscar Yarışını Gerçekten Karıştırabilir mi?

Obsession Oscar Yarışını Gerçekten Karıştırabilir mi?

Oscar sezonu henüz tam anlamıyla başlamadı. Kampanyalar yeni ısınıyor, eleştirmen birlikleri daha sahneye çıkmadı, büyük stüdyo filmlerinin çoğu hâlâ "favori olabilir" cümlesinin güvenli alanında bekliyor. Ama bazen yarışın ritmini değiştiren şey, dev bütçeli bir prestij filmi değil; kimsenin bu kadar büyümesini beklemediği karanlık, rahatsız edici ve küçük görünen bir film olur.

Bu yıl o filmin adı giderek daha yüksek sesle anılıyor: Obsession.

Curry Barker imzalı korku-gerilim, ilk bakışta klasik bir "tür filmi" gibi duruyor olabilir. Fakat filmin etrafında oluşan ilgi artık sadece korku severlerin heyecanından ibaret değil. Festival çıkışı, ağızdan ağıza yayılan etkisi, izleyicinin filmle kurduğu rahatsız edici bağ ve özellikle Inde Navarrette performansı, Obsession'ı Oscar sohbetinin kenarından yavaş yavaş merkeze doğru itiyor.

Obsession filminden karanlık bir kare

Tabii burada büyük bir soru var: Akademi gerçekten bir korku filmine bu kadar alan açar mı?

Geçmişe bakınca cevap kolay değil. Korku sineması çoğu zaman Oscar masasının "fazla tür filmi" diye kenara ittiği bir alan oldu. Ama son yıllarda tür sinemasıyla prestij sineması arasındaki duvar iyice inceldi. Artık bir filmin korkutucu olması, onun sanatsal ciddiyetini otomatik olarak azaltmıyor.

Obsession'ın şansı da tam burada başlıyor. Film yalnızca korku üretmiyor; arzu, takıntı, kontrol ve sevgi sandığımız şeylerin karanlık tarafı üzerine konuşuyor. Üstelik bunu steril bir ödül filmi gibi değil, izleyicinin boğazına oturan bir kabus gibi yapıyor.

Karşısında The Odyssey, Dune: Part Three, Project Hail Mary ve Wild Horse Nine gibi ağır toplar var. Ama her Oscar sezonunun bir "beklenmeyen misafiri" olur.

Belki de bu yıl kapıyı çalan film Obsession'dır.

Daha fazlası için @fabll 🎬

İlgini Çekebilir